Konunun Orjinalini Görmek İçin Buraya Tıklayınız: Konu Anlatımı

(1/1)

ozcan61:
PRESENT PERFECT TENSE

(BELİRSİZ GEÇMİŞ ZAMAN)


Önemli Not: Present Perfect Tense’i çalışmadan önce “Simple Past Tense”i tekrar inceleyiniz.


Present Perfect Tense’ in Yapısı :

Türkçede tam olarak karşılığı bulunmayan “Present Perfect Tense”in öğrenciler tarafından kavranması oldukça güç olmaktadır. Bu zaman iki öğeden meydana gelmektedir. Birincisi aynen geniş zamanda kullandığımız şekliyle 'have / has' yardımcı fiilidir. İkincisi ise esas fiil olarak kullanacağımız "fiilin üçüncü "şeklidir. (have / has + V3)

Fiilin üçüncü şekli fiile -ed eklenerek yapılan Regular Verbs (Düzenli Fiiler) ya da fiilin değişime uğradığı Irregular Verbs (Düzensiz Fiiller)'dir.

Olumlu Cümle :

Present Perfect Tens’de her durumdaki (olumlu / olumsuz / soru ) cümlelerde I, you, we, they öznelerinden sonra daima “have” yardımcı fiili ve “V3” kullanılr.

I have studied English.

You have given the clues.

We have bought a new car.

They have gone to New York.

Eğer özne he, she, it yani 3. tekil şahıs ise o zaman have yerine “has” ve yine fiilin 3. hali “V3” kullanılır.

He has read the book.

She has visited the museum.

It has flown.

Olumsuz Cümle :

"Present Perfect Tensede de bütün tenslerde olduğu gibi cümleyi olumsuz yapmak için yardımcı fiile yani have / has"e not eklenir. Ve yine fiilin üçüncü hali "V3 kullanılır.

I haven't written the letter.

You haven't replied.

We haven't asked the question.

They haven't completed the construction.

He hasn't watched the film.

She hasn't cooked the meal.

It hasn't drunk the milk.

Soru Cümlesi :
"Present Perfect Tensede de bütün tenslerde olduğu gibi cümleyi soru yapmak için yardımcı fiil yani have / has" başına yazılır yani özneden önce yazılır. Ve yine fiilin üçüncü hali "V3 kullanılır.

Have I asked that question?

Have you read the newspaper?

Have we solved the problem?

Have they sold the house?

Has he clarified the problem?

Has she had an accident?

Has it climbed the wall?

Kullanıldığı Durumlar :

1. Geçmişte başlamış halen devam eden hal ya da eylemleri ifade ederken.

- I have lived in Istanbul since 2004 (and I still do)

2004'den beri İstanbulda yaşamaktayım (halen İstanbulda yaşıyorum)

- They haven't lived here for years.

- She has worked in the bank for five years.

- We have had the same car for ten years.

- Have you played the piano since you were a child?


2. Bir s üredir devam eden fakat henüz tamamlanmamış eylemleri ifade ederken.

- She has been to the theatre five times this week (the month isn't over yet)

- I have worked hard this week.

- It has rained a lot this year.

- We haven't seen her today.

3. Geçmiş ile şu an arasında belirsiz bir zaman diliminde tekrarlanan bir eylemi anlatır.

- We have visited Cyprus several times.

- They have seen that film four times.

- She has visited them frequently.

- We have drunk coffee at that cafe many times.

4. Çok yakın bir geçmişte tamamlanmış bir eylemi anlatır. (just "henüz, şimdi, şu anda, en son yapılan eylem" zarfı ile ifade edilir.)

- I have just finished my homework.

- I have just eaten.

- We have just watched the program.

- My father has just come.

5. Zaman ı önemsiz olan bir eylemi anlatır.

- He has read 'The Horse Whisperer’. (Kitabın okunması yani sonuç önemlidir.)

- Someone has eaten my cake!

- She's studied English, Maths and History.

6. Geçmişteki deneyimlerimizi ifade eder (have / has… (Subject) … ever…?)

“Have you ever…?” yapısı Türkçede de çok sık olarak kullandığımız bir yapıdır ve “sen ömründe hiç…, sen şimdiye kadar hiç” gibi anlamlara gelir.

- Have you ever seen that film? (Bu filmi seyrettin mi?)

- Have you ever read this book? (Bu kitab ı okumuş muydun?)

- Has she ever worked in a factory? (O hi ç bir fabrikada çalışmış mı?)

“Have you ever been to……?” ve “have you ever gone to…?” cümlelerindeki “been” ve “gone”yapısı ise farklı iki kullanımdır. “been” bir yerde daha önceden bulunmuş olmak, daha önceden oraya gitmiş, ya da orayı görmüş olmak” (şu anda orada değil) anlamlarına gelirken, “gone” “bahsedilen yerde olmak, gitmiş ve şu anda orada olmak” anlamındadır.

Önce “been” yapısını inceleyelim:

Have you ever been to Ankara? (Sen hi ç Ankara’da bulundun mu?)

Yes, I have / No, I haven’t

(Kişi Ankara’da değildir, daha önceden Ankara’da bulunup bulunmadığını, oraya gidip gitmediğini soruyoruz.)

“Gone” yapısı ise şöyledir:

- Where is Ahmet?

- Ahmet nerede?

- He has gone shopping.

- Alışverişe gitti. (Şu anda burada değil.)

ÖNEMLİ NOT: When, where, who sorularına ayrıntılı cevaplar vermek istediğimizde, Simple Past tense kullanılır.

Örnek(1):

Have ever been to Ankara?

- Hiç Ankara’da bulundun mu?

- Yes, I have.

-Evet.

- When did you go there?

- Oraya ne zaman gittin?

- I went there two years ago?

- İki yıl önce gittim.

Bu örnekte olduğu gibi “have you ever been to…?” yapısını bir diyalog içinde kullanırken “when, where, who” soru kelimeleri ve bunlara verilen cevaplar “Simple Past Tense”de kullanılır.

Örnek (2):

- Have you ever seen a crocodile?

-Yes, I have.

- When did you see it?

- I saw it last year.

- Where did you see it?

- I saw it at the zoo?

Örnek (3):

- Hasan has gone Ankara.

- When did he go there?

- He went there last year.

Navigasyon

[0] Mesajlar